Temeli Çin'e dayanmakla beraber Japonya'da
geliştirilmiş bir terapi yöntemidir.
Japon sağlık bakanlığı : ''Şihatsu bir
tedavi yöntemi olarak, el parmaklarının
vücudun önemli noktalarında dokunmatik
tedavi yöntemi ile sağlığın korunmasında
ve belirli hastalıkların tedavisinde
kullanılabilir.'' İznini vermiş bulunmaktadır.
Japonca'da Şİ = Parmak , ATSU = Dokunmak
anlamına gelmekte , karşılığı parmakla
dokunarak tedavi etmek olarak alınmaktadır.
Tradisyonel halk hekimliğinde ağrıyan
noktalara dışarıdan baskı ile tedavi
uygulanmaktadır. Buna latince de ''LOKUS''
=Bölge, ''DOLENDİ'' = ağrı anlamına
gelir. Bu da AĞRILI BÖLGE demektir.
Büyük hekim HİPOKRAT da aynı şeyi Aforizmalarında
tavsiye etmektedir.
Akupressür ''lukus -dolendi'' ''ağrılı
bölgenin tedavisi'' nde kullanılır.
Akupressür Akupunktur meridyenlerinde
''iyileştirici noktalarına'' yani Japonların
TSUBO yapılan usulüne göre baskı ile
netice almaktadır.
 |
TSUBO NOKTALARI: İnsan anatomisindeki
tesadüf edeceği yerler deri altında
kaslara,arter ,vena ve lenfaların üzerine
isabet ettiği gibi salgı bezlerinin
üzerlerine de isabet eder.subo noktasının
parmaklarla deriyi uyarıp bu noktaların
sertliklerini ve gerginliklerini gidermeyi
sağlar.tesiri yalnız bundan ibaret değildir.inir
sisteminin, sistemli ve düzenli çalışmasını
sağlar. Hazmı kolaylaştırır,kan ve lenfa
dolaşımını hızlandırır.
Salgı bezlerinin fonksiyonlarını arttırır.Dolayısı
ile vücutta olumlu bir gelişme meydana
gelir.
Akupressür noktasına yapılan bu tazyikin
getireceği netice vücudun kendi kendini
itileştirme gücünü arttırır.Hastalıklardan
korur ve iyileştirme gücünü de kuvvetlendirir.
Akupunktur noktasını genelde bir akupuktör
dedektörle tesbit eder. Kulak akupuktörleri
ise kulaktaki değişimlerden de teşhise
varır.
Buna mukabil dikkatli bir akupressürist
tedavi ederken parmakları ile dokunduğu
tsubolardaki ''sertlik, katılık ve gerginliği,
ayrıca soğukluğu ve sıcaklığı'' tespit
edecek eksperians' ı kazanır. Bu tecrübe
ile tsubonun durumundan teşhise yani
hastalığa gidebileceği gibi ayrıca bu
noktaya uygulayacağı tazyik ve baskıların
süresini derecesini ve çeşidinide ayarlayabilir.
Bu sebeple bazılarının ve çinlilerin
yaptığı gibi noktaya giysi üstünden
tazyik yerine noktaya çıplak elle ve
çıplak vücuda deri ile temas yolu ile
tazyik yapılmalıdır.
Bazı otorlar bir akupunktör gibi yalnız
noktaların iğnelenmesi gibi tsuboya
tazyiğin yeterli olduğunu ifade edebilirler.
Halbuki biz akupressüristlerin evvelen
masör olmaları gereğine inanıyoruz.Bu
sebeple bizim klasik bir masajla ve
aynı zamanda tsuboların evvelen hazırlanmış
insan haritasındaki tedavi edilecek
noktaların tesbitli ve yanına yanına
baskı süresinide saniyeleşmiş programı
uygulayarak çok çok iyi netice alınacağına
inananlardanız. Bizim savunduğumuz bu
husus menşei tabib olan Akupunktör ve
Akupressüristlerin kanaatıdır.
Buna mukabil Akupressüristler; Vücudun
yüzeyindeki belli tsubolalara düzenli
bir surette parmakla bastırarak netice
alınacağını ifade ederler.
Noktalara yapılan tazyik neticesi bilhassa
suprenal salgı bezinin ''elli yedi''
ayrı salgı yaptığı ifade edilmektedir.Yine
iyi bir kan dolaşımının sağlanması da
bilhassa extremiteler deki; uyuşma ,
üşüme, el ve ayaktaki cilt sertleşmesi
ile çatlaklıkları da önler.
Burada tıpkı akupukturda olduğu gibi
bünyede biyolojik etki ve tabii yolla
bir balans temin edilmektedir.
Parmağın baskısının ağrının bertarafı
için gerekli ölçüde bir tazyik göstermesi
gerekir. Bu baskı istenilenden ne az
ve ne de fazla olmamalıdır.